Overthinksel 1: Bir Kolye Meselesi

​   Az evvel yakın zamanda kalbimi inciten bir olayı düşünüyordum. Olaydan ziyade kişi... Eski en yakın arkadaşım... Ya da benim en yakın sandığım ama onun için hiçbir zaman öyle olmadığım kişi... Overthink saati açıldı mı insan her şeyi düşünüyor ya işte. - Bünye overthinksiz yapamıyor.- Kalbim çok kırık. Yıllarca bu arkadaşlık bitmesin diye çabalayan kişi ben olmuşum... Çevremde o kadar çok kişi bunu bana söyledi ki... İnsan yaşarken anlamıyor. Anlamak istemiyor belki... O kişiye verdiği değerden ötürü bazı şeyleri görmezden geliyor. Elbette birlikte geçirdiğimiz güzel zamanlar oldu. Birbirimize sonuna kadar destek olduğumuz zamanlar... Ama bir ilişkide sizin için eksiler artılardan fazlaysa uzaklaşmak gerekir ya öyle oldu. Belki biraz geç oldu. -Ben bardağın taşmasının son anına kadar bekleyenlerdenim maalesef. 😓- Bardağın taştığı son damlada tepki verdiğimde ise suçlu ben oldum. Ne garip!

  Şu an ben bir adım atmıyorum. Çünkü zamanında o kadar çok adım atmış olmaktan çok yorgunum. Tahmin edersiniz ki o da atmıyor. Atsa da yarım yamalak... Üzgün müyüm? Sanırım evet ama eskisi kadar değil.  Bir zamanlar her şeyinizi hiç çekinmeden anlatabildiğiniz kişiye yabancılaşma süreci biraz sancılı oluyor. Değer verdiğiniz insandan aynı değeri görememek üzücü. Sevdiğiniz kişiye karşı güveninizi kaybetmekten bahsedemiyorum bile. Fakat bunu tekrar aynı kişiye karşı hissetmeyecek olmak mutluluk verici. Ve ben mutlu olmayı hakkettiğimi düşünüyorum.

   Velhasıl overthink saatime geçiş yaptığım sırada bir şey fark ettim. Benim boynumdan hiç çıkarmadığım bir kolyem var -asla özel bir anlamı yok ama benim için değerli- ve yaklaşık iki haftadır kolyem düğüm olmuştu. Ne yaptıysam açamadım. Kardeşim denedi o da açamadı düğümü. Çıkaramadık da... Ben en son o kolyeyi boynumdan çıkarabilmek için zincirin kuyumcuda kesilmesi lazım falan diye düşünüyordum. Ne fark ettim biliyor musunuz az önce? Kolyemdeki düğüm açılmış. Hiçbir şey yapmadan... Kendiliğinden...

   "Benim çabamı göremeyecek kadar kör olan insanlar için mum olup kendimi tüketmişim." Kalp kırıklığım yüzünden fazlaca üzgün olduğum dönemde böyle bir tivit atmıştım hatta. Sonrasında "Seni görmeyen gözlere bir manzara borçlu değilsin." notuyla bir kitap hediyesi aldım. -Kitap hediyesi alınca hem de notlu olunca içimde tarifsiz bir his oluyor. Bunu yalnızca gerçek kitap gurmeleri anlar.- Tabii ki bu kişiden değil. Mutlu etmek isteyen ediyor, yanında olmak isteyen bir şekilde yanında oluyor diyerek manzaramı hakketmeyen gözlere kapattım.



   Demem o ki bazı şeyler için ne kadar çabalarsanız çabalayın olmuyor. Ama çabalamayınca da olmuyor. Tuhaf bir ikilem. 🥲Ama bazen bırakmak gerekiyor. Bir de insanlara yönelik beklentilerimizi en aza indirmemiz gerekiyor. -Nasıl olacaksa?-

   Bu arada ben bu olaya çok üzgün olduğum zamanlarda değerli arkadaşım Ciltli Kediler  beni blog açmak için tabiri caizse zorbalamıştı. :) -Kendisinin harika bir bloğu var.-  İyi ki zorbalamış. İyi ki buradayım. Ve kendisi bana bu konuda fazlaca destek de oldu. Bugün bu satırları yazıyorsam onun emeği çok büyük. Ciltli Kediler'e bir kez de buradan teşekkür etmek istiyorum. -Zorbalamak bu noktada işe yaradı.-

   Yazmak, seni anlayan insanlarla sohbet etmek, okumak, bir kitap hakkında konuşmak... benim için çok kıymetli şeyler. Umarım bu blog sayesinde bu alanda daha çok sosyalleşirim. 

   Tüm bu olanları Instagram'da makyaj videosu çekerek anlatabilsem belki daha geniş kitlelere ulaşabilirdim. :) Neyse ki makyaj yapmıyorum zaten. ☺:)

   Ama tek bir kişi tarafından anlaşılmak bile çok kıymetli benim için.

   Bazen düğümlenmiş kolyeleri öylece bırakmak gerekiyor. Gerçekten sizinse bir şekilde açılacaktır zaten. Hepimizin hayatında düğümlenmiş kolyeler vardır. Bu arada konunun kolyeyle ilgisi yok.

   Haa, bir de lise yıllarımda dinlediğim o eski şarkıda ne diyordu Sıla: Oluruna bırak, her neyse geçer/ Hayata zulmedip üzülmeye mi değer/ Oluruna bırak, her neyse geçer/ Gün doğsun hele bi', üzülmeye mi değer?/ 

   Kolyelerinizin düğümlerinin açıldığı musmutluluklu bir gün olsun. Benimki açıldı, ziyadesiyle mutluyum. 😇

Yorumlar

  1. Ne demek Nurr. Lafı bile olmaz hiçbirinin. Hem ne güzel ki böyle yazılarını okuyoruz biz de.😇​

    Kolye söylenecek tüm şeyleri konuşmadan söylemiş bu arada :) Bize pek bir şey bırakmamış.🥲​ Ama yine de birkaç bir şey söylemek gerekirse bazen kendimize gerektiği kadar değer vermiyoruz. Çokça geçiştiriyoruz. Hiç kimse hiçbir şey buna değmez. O nedenle sadece yaşamak en güzeli. Yaşayalım :)

    Ha bu arada aklımda birkaç şey daha var. Onları da sana ayrıca yazacağım :)

    YanıtlaSil
  2. Ahh, insan en çok kendine geç kalıyor. Hep kendini geri plana atıyor. Bu zamana kadar böyleydik şimdi akıllandık biraz. :)
    Ve çok teşekkür ederim.🍀

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne demek Nurr. Rica ederim😇​

      Tabii akıllana kadar neler gördük neler :) Neyse ki henüz genciz, çıtırızzz :)

      Sil
  3. Düğümü çözmeye çalışırken yoncanın yapraklarından biri hafif ezildi kopup elimde kalmasın diye bıraktım. O hırsla devam etsek kopacaktı, zamana bıraktık çözüldü. (Normalde çözmeden bırakmam bilirsin ) Yoncan hâlâ 4 yapraklı 🍀

    YanıtlaSil

Yorum Gönder