Zamanda Küçük Bir Yolculuk
26.07.2027
Dingin bir pazar sabahına uyandım. Kardeşim İ. ile güzel bir kahvaltı yaptık. Sonrasında bulaşıkları yıkayıp evi toparladık... Ardından odama geçip kendime biraz vakit ayırdım. Bir mum yakıp ajandamı doldurdum. Tam ajandamı doldururken kapı çaldı... Kargo! Kitap kargosu, hem de hediye kitap kargosu!💚Kardeşim V. bana hediye etmek istediği kitabı kendim seçmemi istemişti. Fakat almak istediğim yüzlerce kitap olduğu için karar vermem epey uzun sürdü. Neyse ki kargo, kararımı verdikten çok kısa bir süre sonra elime ulaştı.
Ne diyordum? Ajandam... Geçen gün renkli kalemler sipariş vermiştim. Ajandamın sayfa renklerine uygun renkte kalem kullanmaya karar verdim. Yaşım 29 ama hâlâ böyle şeylerle mutlu olabiliyorum.
![]() |
| Arama, arama terapideyim! 😅 |
24.07.2027
Evde tek başıma olduğum bir gündü. Kahvaltımı hazırlamıştım ki kapı çaldı. Ve yine kargo! Ve yine hediye kitap kargosu! Canım dostum İ. "Seven sevdiğine bu kitabı hediye etsin." dediği kitabı, okuma listemdeki başka bir kitapla birlikte bana hediye olarak göndermişti.💛İçimde bir şeyler filizlenmişti. *DÜŞÜNÜLMEK.*😍
Fakat o gün ağrım vardı. Sağ kaburgalarım sızlıyordu. -Birkaç ay önce yaşadığım o korkunç düşüşün etkisi yeniden nüksetmiş gibiydi.-
O gün fizik tedavi seansım da vardı. "Gitsem mi, gitmesem mi?" diye düşünürken fizyoterapistim Ş. ile dondurma yemeye gitme planı yaptık. Bize iki hocamız daha eşlik etti. Bu kez yeşil elmalı ve cevizli dondurma yedim. *EKŞİLİ DONDURMA İÇİN TEŞEKKÜRLER ALLAH'IM.*
Mahalleye döndüğümde biraz soluklanmak için evin önündeki küçük parka oturdum. Bir kadın elinde poşetlerle yolda yürüyordu. Mahalledeki tüm kedilerin kadına doğru koşmaları dikkatimi çekti. Birkaç dakika sonra anladım ki kadın, kedişlere mama ve su getirmişti. İçim mutlulukla doldu. *BÖYLE GÜZEL KALPLİ İNSANLAR İYİ Kİ VAR.*😻
![]() |
| Bi' de haberim yokmuş gibi çek! 😹 |
ZAMAN İLERİYE AKSIN! :)
25.07.2027
Tüm ülkede olduğu gibi Ankara'da da hava yağışlı ve serindi. Hatta Instagram'da, Türkiye'de son 21 yılının en serin temmuz günlerinden birinin yaşandığına dair bir haber gördüm. -Ankaralilar olarak böyle havalara hasret kalmıştık. :)-
Ev işlerine kısa bir mola verdiğimizde Türk kahvesi yaptım ve kardeşim İ. ile birlikte kahvelerimizi içtik. Yağmurlu havadan mı bilmiyorum ikimizin de başı ağrıyordu.
Sarah Jio'dan okuduğum Londra'dan Sevgilerle kitabını bitirdim. Kitabı aman aman çok beğendiğim söylenemez ama okunabilir bir kitap. Gece ise Oruç Aruoba'nın Hani kitabına başladım. İ.'nin "Seven sevdiğine bu kitabı hediye etsin." dediği kitap.
Tam şu satırlardan sonra uykum geldiği için kitabı bıraktım:
Kendi olarak sana gelen — sana gereksinimi olmadan seni isteyen — sensiz de olabilecekken seninle olmayı seçen — kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan — O, işte...



Yorumlar 🌿